Tülin TEZER

Mail: ttezer@seger.com

Seger Ses ve Elektrikli Gereçler San. A.Ş.

Makine Mühendisi

İŞ YAŞAMINDA KADININ YERİ

Toplumda cinsiyet eşitliği, son günlerde çok popüler ve üzerinde konuşulan bir konu. Özünde, toplumu oluşturan her iki cinsiyetin, tüm kamusal ve özel yaşam alanlarına eşit seviyede katılımı ve bu alanlarda eşit seviyede görünür olması anlamına gelir. Nüfus olarak kadınların, dünya nüfusunun yarısını oluşturduğunu göz önüne aldığımızda, son derece mantıklı olan bu kavram çok kolay ifade edilirken, kadınların toplumsal yaşama katılmalarında pek çok zorluklar ve önyargılar olduğunu hepimiz biliyor ve görüyoruz. Özellikle iş yaşamında kadının varlığı maalesef ki erkeklerin çok gerisinde. Özelikle kadınların iş yaşamına katılmalarında, iş yaşamında yükselmelerinde ve karar verici pozisyonlara ulaşmalarında görünmeyen ama bir şekilde hissedilen cam tavanlar mevcut. Bu cam tavanlar, çoğu zaman iş yerlerindeki erkek yöneticiler tarafından konulmaktadır. Kadınların duygusal olmaları sebebiyle mantıklı kararlar vermeyeceği, aile ve çocuk yetiştirme sorumlulukları sebebiyle işe yeterince zaman ayıramayacağı yada fiziksel yetersizlik gibi önyargılar erkek yöneticiler tarafından konulan engeller olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında bu engelleme ve önyargıların altında belki de erkeklerin sahip oldukları gücü koruma içgüdüsü de olabilir. Diğer taraftan, biz kadınlar olarak da, farkında olmadan kendi kendimize koyduğumuz engeller var. Toplum tarafından kadınlara biçilen rolleri hiç sorgulamadan kabul ederek, ailemi ihmal ederim, çocuğuma çok zaman ayıramam, evdeki işlerim aksar gibi endişelerle daha fazla sorumluluk almaktan kaçınıyor ve karşımıza çıkan kariyer fırsatlarını değerlendiremiyor olabiliyoruz. Ya da çevremizde iş yaşamında başarılı, kariyer yapmış ve karar verici pozisyonlarda yer alan yeterince rol modeller yoksa, kendimize olan inancımız ve özgüvenimiz azalıyor, yöneticiliği hep erkeklerin işi olarak kabul edip, kariyer fırsatlarında özgüven eksikliği sebebiyle yeterince hevesli ve istekli davranmıyor olabiliriz.

Tüm önyargılara ve görünmez cam tavanlara rağmen kadınların iş yaşamında olmasını destekleyecek pek çok özelliğimiz olduğunu düşünüyorum. Bu özelliklerimizi şöyle sıralayabiliriz.

  1. Zorluklarla mücadele azmi: Şu bir gerçek ki biz kadınlar, zorluklara karşı mücadelede erkeklere kıyasla çok daha azimliyiz. Bu, hem yaradılış farklılığımız hem de erkeklere kıyasla gerek toplumsal alanda gerekse iş yaşamında birtakım imkanlara ulaşmak için daha fazla mücadele vermek zorunda kalmamızın doğal bir sonucu. Zor iş bizim işimizdir, kim tutar bizi J
  2. Duygusallık: Bu aslında erkekler tarafından kadınların zayıf noktası olarak tanımlansa da ben bunu, iş yaşamına katkı sağlayacak çok önemli bir meziyet olarak görüyorum. Şirketlerin en önemli kaynağı insan . Dolayısı ile iş hayatında doğru iletişim ve insan yönetimi çok önemli. Duygusal olmak, iletişim kurduğumuz insanların duygularını hissedebilmeyi, empati geliştirmeyi ve doğru iletişim kurabilmeyi sağlıyor.
  3. Değişikliklere uyum: Biz kadınlar, hayatımızdaki değişiklikleri çok daha çabuk kabullenip, değişen durumlara hızla uyum sağlayabiliyoruz. Yeni fikirlere de her zaman açığızdır.
  4. Gözlemcilik: Biz kadınlar iyi gözlem yaparız. Çevremizde olup bitenleri iyi gözlemleyip gerektiğinde gardımız da alırızJ
  5. Yaratıcılık: Kadınlar zorluklar veya yeni durumlar karşında çare üretmek ve yeni fikirler yaratmak konusunda da oldukça başarılıdır.
  6. Eğitme becerisi: Kadınlar bildiklerini karşısındaki aktarma , birlikte çalıştığı insanları eğitme konusunda çok daha başarılılar. Belki de bu yüzden öğretmenlik çoğunlukla kadın mesleği olarak tanımlanır.
  7. Farklı konulara organize olabilme: Kadınlar özel hayatlarında da pekçok işi birarada götürme konusunda kesinlikle çok daha yetenekliler. Evde hem ev işlerini, hem çocuk bakımını, hem alışverişi ve daha pekçok şeyi genellikle kadınlar halleder. Bu durum ister istemez bizim planlama ve organizasyon konusundaki yeteneğimizin gelişmesini sağlıyor. Kadınların bu yeteneği kesinlikle iş yaşamında da bir avantaj.  

 

 

Kuşkusuz bu liste daha da uzayabilir. Lütfen kadınlar olarak yeteneklerimizin farkında olalım. İş yaşamının içinde olan her kadın; hangi pozisyonda olursa olsun, elde ettiği başarılar ile hem iş yaşamındaki kadınlara karşı var olan olumsuz algıların yıkılmasını sağlayacak ve hem de yeni yetişen genç kızlarıma özgüven aşılayacak rol modeller olacaktır.

 

Tülin TEZER

SEGER A.Ş.

Genel Müdür

e-mail: ttezer@seger.com