Özlem Terzi-Sürprizlerle Dolu Çin

Surprizlerle dolu Cin...

Bundan yaklaşık 15 ay önce BUIKAD ailesine dahil olduktan birkaç gün sonra benim ve ailem için 4 yıl sürmesi planlanan Çin macerası başladı.

Nisan 2014’ten beri eşim ve 8 yaşındaki kızımla birlikte Çin’de Shanghai’ın 85 km batısında yer alan ve hem tarihi dokusu ile hem de modern Çin’in temsilcisi olmasi ile ön plana cikan Suzhou’da yaşıyoruz.

Kızımız burada pek çok farklı milletten çocuk ile birlikte uluslararası eğitim veren bir okula gidiyor. Eşim ve ben de Bosch’un iki farkli fabrikasında çalışıyoruz.

Aradan bir yıldan fazla zaman geçtikten ve kendimizi artık buraya ait hissetmeye başladıktan sonra sanırım izlenimlerimi ve burada edindiğim tecrübeleri paylaşmanın zamanı geldi.

Öncelikle biraz yaşadıgımız şehir Suzhou’dan bahsetmek istiyorum. Suzhou’nun tarihi 2500 yıl öncesine dayanıyor ve sahip olduğu su kanalları ile Dogu’nun Venedig’i olarak anılıyor. Ancak bundan ziyade Bursa’dan buraya taşınmış biri olarak beni en etkileyen tarafı Ipekyolu’nun en onemli duraklarından biri olarak 14.yy’dan beri Çin’in Ipek Baskenti olarak anılması. Suzhou el sanatları ve ticaret şehri olarak bilinen ve bugün hala Çin’in en önemli ipek üretim merkezi olan şehri. Ayrıca tarihi ve kültürel yapısı nedeniyle 1981 yılından beri başkent Pekin, Hangzhou ve Guilin kentleri ile birlikte özel koruma kapsamına alınmış ve 1997’de de Unesco tarafindan Dunya Miras’i olarak kabul edilmiş bir şehir. Bütun bunların yanında - bugun bizim de burada olmamızın nedeni - son 20 yılda Çin’in hatırı sayılır sanayi merkezlerinden biri haline gelmiş olması. Özellikle yuksek teknoloji gerektiren sanayi dallarının bir araya toplandığı pek çok organize sanayi bölgesi ile dikkat çeken bir şehir Suzhou.

Hazır sanayiden bahsetmişken buradaki çalışma hayatına da değinmek istiyorum. Burada karşılaştığım en güzel sürpriz kadının iş hayatındaki yeri. Çin’de kadın her sektörde ve kademede son derece aktif. Fabrikalarda hatlardan, üst yönetime, parlamentoda milletvekilliğinden bakanlıklara, forklift sürücülerinden, şantiye çalışanlarına, otobüs şoforlerinden, belediye temizlik personeline kadar aklınıza gelebilecek her alanda hatırı sayılır sayıda kadın ile karşılaşmak mümkün. Dünya Bankası verilerine göre Çin‘deki iş gücünün yaklaşık %45’i kadın çalışanlardan oluşuyor. Üniversiteye kayıt olan öğrenci sayısına bakiıldığında da öğrencilerin yaklaşık %50’si kadın. 18-64 yas arası kadınların %71’i aktif oarak calışıyor.

Ekonominin son sürat büyüdüğü bu dev cografyada kadının hayatın her kesiminde bu derece yer almasını imrenerek izliyorum. Kendi ülkemde Çin’den bahsederken burun kıvıranlara sadece bu örnegi vermenin bile gözlerini açmak için yeterli olduğunu düşünüyorum. Dikkatinizi cekmek istediğim bir diğer nokta da bugün pek çok global şirketin genel merkezini Çin’e taşımaya başlaması.

 

Diğer taraftan da belki sahip olduğumuz ortak cografyadan belki de külturel yakınlıklardan dolayı ve tabiki hala gelişmekte olan iki ülke olarak Çin ve Türkiye’nin pek çok ortak noktası da var:Eşit olmayan gelir dagılımından tutun da eğitim sistemindeki bosluklara,iyileşme potansiyellerine, aile yapısına, hızlı zenginleşirken değer yargılarını yitirmeye başlayan, çok tüketen, az okuyan yeni nesile kadar...

Çin’in uyguladığı pek cok yasağa rağmen – özellikle bilgi alma konusunda kısıtlanan özgürlüklere –gelişimini bazen hayretle bazen de hayranlıkla izliyorum.

Çin kültürünü, bu hızlı değişim süreciyle birlikte yerinde yaşayarak öğrenme fırsatına sahip olduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Dili ögrenmeye, insanların düşünce motiflerini anlamaya çalışıyorum. Onlara birşeyler öğretmek için gönderilmiş olmamıza rağmen onlardan öğrenecek daha çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum.

Çin hakkında daha fazlasını merak ediyorsanız gelin misafirim olun...

 

Sevgiler

 

Ozlem Terzi

Suzhou, 20.07.2015