Mihriban Ünal-Yeni İş Mahkemeleri Kanunu İle İş Hukukundan Kaynaklı Bazı Uyuşmazlıklar İçin Getirilen Zorunlu Arabuluculuk Sistemi

 

           Kamuoyunun beklediği ve ayrıntılarını merak ettiği toplam 39 maddeden oluşan     yeni 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 25.10.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kanun’un 3. maddesine göre İş Hukukundan kaynaklı bazı uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru zorunlu hale getirildi ve dava şartı olarak kabul edildi. Söz konusu uyuşmazlıklarda artık taraflar dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorundalar. Yine Kanun’un 38. maddesine göre zorunlu arabuluculuğu düzenleyen 3. maddenin 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu sebeple 01.01.2018 tarihinden itibaren iş hukukundan kaynaklı bazı uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru zorunludur.

            Kanun özelinde getirilen düzenlemelerin ayrıntılarından bahsetmeden önce kısaca arabuluculuk sistemine değinmek gerekir. Arabuluculuk; mahkemelerden bağımsız olarak, uyuşmazlığın taraflarının bir profesyonel nezdinde kendi sorunlarına yine kendilerinin çözüm ürettiği, sorunların daha hızlı, gizli ve ekonomik çözülebildiği bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bizim sistemimize göre ise ayrıca tarafların arabulucu nezdinde anlaştıkları ve imzaladıkları son tutanak mahkeme kararı niteliğinde sayılmakta ve taraflar anlaştıkları konularla ilgili ayrıca dava açamamaktadırlar. Bununla birlikte kanunlarımızda belirtilen ve arabulucuya başvurulması zorunlu olan uyuşmazlıklar dışında taraflar üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri diğer her türlü uyuşmazlığı da isteğe bağlı olarak arabuluculuk yöntemi ile de çözebilirler.

           Pekiyi arabuluculuk sistemi ile ilgili kısa açıklamadan sonra 7036 sayılı yeni İş Mahkemeleri Kanunu özeline dönersek hangi uyuşmazlıklarda ve kimler dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunda?

  1. Bireysel iş sözleşmesine dayanan işçi alacak ve tazminatları ( Fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı gibi. )
  2. Bireysel iş sözleşmesine dayanan işveren alacak ve tazminatları (İhbar tazminatı, fazladan ödenen ücret iadesi, maddi ve manevi zararlar sebebiyle tazminatlar gibi.)
  3. Toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacak ve tazminatları ( İkramiyeler, giyecek, yakacak yardımı gibi ücret alacakları, ek ücret ve zamlar, sendikal tazminatlar v.s.)
  4. Toplu iş sözleşmesine dayanan işveren alacak ve tazminatları ( Fazladan ödenen ücretlerin iadesi, maddi ve manevi zararlar sebebiyle tazminatlar gibi.)
  5. İşçinin işe iade talebi ile ilgili açtığı davalar (Ayrıca bu davalara bağlı olarak talep edebileceği boşta geçen süreye ilişkin ücret, iş güvencesi tazminatı, sendikal tazminat gibi alacaklar.)

           Yeni Kanuna göre yukarıdaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce uygulanması zorunlu olan arabuluculuk sisteminin 4 ayrı aktörü vardır. Bunlar

  1. Arabuluculuk Bürosu
  2. Arabulucuya Başvuran Taraf
  3. Karşı Taraf
  4. Arabulucu

Arabuluculuk Büroları, Adalet Bakanlığı’nın uygun gördüğü adliyelerde açılır, arabuluculuk bürosu olmayan yerlerde ise bu görevi sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü yapar. Söz konusu büro ve müdürlüklerde o yerde görev yapan ve arabulucu siciline kayıtlı hukuk fakültesi mezunu tüm arabulucuların listesi bulunur.

İşte getirilen yeni sistemde Arabulucuya Başvuran Taraf, Karşı Tarafın yerleşim yerinde bulunan Arabuluculuk Bürosuna veya bu büroların olmadığı yerlerde sulh hukuk mahkemesi müdürlüklerine müracaat eder. Müracaat üzerine bu makamlar kendilerine bildirilen arabuluculuk listesinden bir arabulucu tayin ederek Arabulucuya Başvuran Tarafı bu arabulucuya yönlendirirler. Bunun dışında aynı arabulucu listesinden her iki tarafın da onay verip üzerinde uzlaştığı başka bir arabulucu da tayin edilebilir. Böylelikle arabuluculuk süreci bu başvuruyla birlikte başlamış olur.

Arabuluculuk Bürosu tarafından görevlendirilen Arabulucuya, başvuran tarafın ve karşı tarafın iletişim bilgileri verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alarak tarafları görüşme yapmak üzere ilk toplantıya davet eder. Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmaz ve arabuluculuk faaliyeti bu sebeple sona ererse bu husus Arabulucu tarafından son tutanağa yazılır ve toplantıya gelmeyen taraf ilerde açacağı davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulur, ayrıca kendisi lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın toplantıya katılmaması halinde ise ilerde açacakları davada haklı olup olmadıklarına bakılmaksızın yaptıkları masraflar kendi üzerlerinde kalır.

Arabulucu, yapılan başvuruyu Arabuluculuk Bürosu tarafından görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırmak zorundadır, bu süre ancak zorunlu hallerde 1 hafta daha uzatılabilir. Arabulucu taraflara ulaşamazsa, katılım olmaması nedeniyle görüşme yapamazsa veya görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılır ya da varılmazsa tüm bu durumlar için arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhal Arabuluculuk Bürosu’na bildirir. Böylelikle arabuluculuk süreci de sona ermiş olur.       

Arabuluculuk süreci ve aktörleri ile arabulucuya başvuru zorunluluğu olan uyuşmazlıklara ilişkin yeni kanunla gelen düzenlemelerden bahsettikten sonra, kanunda yer alan diğer bazı ayrıntılara değinecek olursak; herhangi bir tarafın arabuluculuk bürosuna başvurduğu tarihten arabulucu tarafından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar olan sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler de işlemez. Ayrıca arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi avukatları veya veli ya da vasi gibi kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler. Burada işverenlerin yazılı belge ile yetkilendirdikleri çalışanları da arabuluculuk görüşmelerinde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı işveren adına imzalayabilir.

Yine düzenlemeler doğrultusunda yeni Kanunda hüküm bulunmayan hallerde niteliğine uygun düştüğü sürece 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulama alanı bulacaktır.

Ayrıca iş hukuku uyuşmazlıklarından iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminatlar ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davları hakkında arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur. Bu uyuşmazlıklarda taraflar doğrudan dava açabilirler.

Bu çerçevede ben de iş uyuşmazlıklarında bazen işveren zaman zaman da işçi vekilliği yapan bir avukat ve aynı zamanda arabulucu olarak; getirilen yeni sistemin, gerçekten Kanunun konuluş amacına uygun olarak uyuşmazlıkların hızlı, gizli, ekonomik, taraf iradelerine bağlı ve birçok prosedürden uzak şekilde çözümüne katkı sağlamasını diliyorum.

                                                                                                     ÜNAL HUKUK BÜROSU

                                                                                                       Avukat & Arabulucu

                                                                                                            Mihriban ÜNAL